2023-2024 Öğretim Yılı Bursları

18 Ağustos 2023 Doğan ŞAHİN 0

2023-2024 öğretim yılında ek destekler olmazsa 10 kişiye, destek veren yardımseverler çıkarsa da daha çok kişiye aylık 4000 TL burs vereceğim.
Burs başvuruları 1-10 Eylül arasında, bu sitede yayınlanacak formu doldurmak biçiminde yapılacaktır.

Görsel Yok

Komplocu Paranoid Gruplar

11 Ocak 2023 Doğan ŞAHİN 0

HEDEFİNİ ŞAŞIRMIŞ BİR İSYANIN ÜRÜNÜ OLARAK KOMPLOCU PARANOİD GRUPLAR Doğan Şahin GİRİŞ Bu yazıda son yıllarda giderek artan her şeyden şüphelenen, kimseye güvenmeyen ve her […]

Burs Kazananlar

6 Eylül 2022 Doğan ŞAHİN 0

Burs başvuruları değerlendirmesi bitmiş olup, burs vereceğim 11 kişiye bursa kabul edildiklerine dair mektup yollanmıştır. Geriye kalan her öğrenci de burs almayı hak ediyor ancak […]

Fatihler ve Fetihler

16 Mayıs 2022 Doğan ŞAHİN 1

Fatihler ve Fetihler Hakkında Düşünmek İçin İki Örnek Pizzaro ve Kuteybe   Güney Amerika gezime Ekvador’dan başlamıştım. Aktif volkanları, derin yeşil vadileri, ırmakları, yağmur ormanları […]

Bay K’nın İşkence Anıları Üzerinden Travma ve Bellek

17 Ocak 2021 Doğan ŞAHİN 1

Yaklaşık on yıl önce keyifsizlik, herhangi bir şeye tutku hissedememek, bir engelle karşılaştığında kolay vazgeçmek, üşengeçlik, bir sorunun tekrarlanmasına tahammülsüzlük gibi yakınmalarla 50’li yaşlarının sonlarında bir hekim başvurdu. Ben kendisinden Bay K. diye bahsedeceğim.

Uzlaşma ve kapsama yerine kutuplaşma ve dışlama

22 Mayıs 2020 Doğan ŞAHİN 0

Bir önceki yazımda pandemi gibi herkesi etkileyecek felaketlerin, dayanışma duygusunu harekete geçirdiğini ve bu ortak “düşmana” karşı mücadeleyi örgütleyecek olanların da bu dayanışma duygusunu, büyük bir uzlaşmaya ve kapsamaya çevirerek insanların etrafında toplandığı bir odak oluşturarak siyasi bir avantaj elde edebileceğini yazmıştım. İktidar bunu yapabilmek için her türlü olanağa sahip olduğu halde kapsama ve kucaklama yerine kutuplaşmayı artırmayı ve diğer grup ve insanları dışlamayı tercih etti.

AKP birçok kez eline geçen, oy oranını % 60’a çıkarma fırsatını neden kaçırıyor?

8 Mayıs 2020 Doğan ŞAHİN 0

Herkesi etkileyecek bir felaket, ortak bir düşman, olası kurbanlar arasında dayanışma ve birlikte hareket etme eğilimini güçlendirir. Dolayısıyla bu salgın da benzer bir eğilim yaratacağından ortaya çıkarılacak dayanışma ve yardımlaşma ülkedeki kutuplaşmanın sona ermesi ve kimliklere dayalı ayrışmanın son bulması için büyük bir fırsat olabilirdi.

NESNE İLİŞKİLERİ TEMELLİ KİŞİLİK KURAMI ÜZERİNDEN PARANOİD KİŞİLİK BOZUKLUĞU

23 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Emekli olup tiyatro eğitimi almaya başladığımda terapist eğitimi ile oyuncu eğitimi arasında benzerlikler olduğunu fark ettim. Her ikisinin de bir karakterin nasıl düşündüğünü, nasıl hissettiğini doğru anlaması gerekiyor. Birinin hastası ile diğerininse canlandıracağı karakterle çok iyi empati kurması ve hatta bana kalırsa özdeşim yapması gerekiyor. Tam olarak O nasıl hissediyorsa öyle hissetmesi, O nasıl düşünüyorsa öyle düşünmesi, hayata bir süreliğine onun gözlerinden bakması gerekiyor. Terapist bunu görece kısa sürelerle yapıp sonrasında gözlemci egosunu devreye sokarken oyuncunun daha uzun süre karakteri ile özdeşim içinde kalması gerekiyor. Acaba terapistin ve oyuncunun empati ve özdeşim kurma becerisi nasıl artırılabilir?

SAPLANTILI “AŞK” CİNAYETLERİ???

19 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Gazetelerde sık sık aşk cinayeti, saplantılı aşk cinayeti gibi başlıklara rastlarız. Oysa aşk ne cinayetle ne de saplantıyla bir araya gelebilir.

Aşk her şeyden evvel karşındakinin mutluluğunu istemektir. Onun iyiliği ve mutluluğu için her şeyi göze alabilmek; kendi isteklerinden, çıkarlarından, arzularından ve hatta gururundan evvel onunkileri düşünmek demektir.

EN MAĞRURUMUZ EN MAĞDURUMUZ MU?

17 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Sürekli ve şiddetli bir aldatılma korkusu içinde olan herkesin aldatılmak istediğini söyleyemem ama bu korku içinde olan insanların bir bölümü bunun farkında olmasalar da aslında aldatılmak isterler.
.
On yıl kadar önce bir meslektaşıma erkeklerle ilişkilerinde her seferinde aldatıldığı yakınması ile başvuran bir hastası için süpervizyon vermiştim.

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARDA CİNSEL İŞLEVLER VE CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Psikiyatrik bozukluklarla cinsel yaşam arasındaki ilişkilere gösterilen ilgi, psikanalitik kuramın ağırlığını yitirmesiyle azalma göstermiş ancak son yıllarda yapılan ampirik çalışmalar sayesinde yeniden ilgi odağı olmaya başlamıştır. Psikiyatri hastalarının cinsel yaşamlarına yeniden ilgi gösterilmesindeki önemli etkenlerden biri de hasta hakları alanında görülen gelişmeler, özellikle hastaların cinsel haklarına gösterilen ilgi olmuştur.

TELEVİZYON VE MEDYANIN TOPLUM PSİKOLOJİSİNE ETKİLERİ

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Özellikle okuma alışkanlığı olmayan ülkemizde kitle iletişim araçları arasında televizyonun çok ayrı bir yeri vardır. Ülkemiz son yıllara kadar televizyon seyretme oranında ABD’den sonra ikinci iken, son iki yıldır, dünyada en çok televizyon seyredilen ülke ünvanını kazanmıştır.

CİNSEL SORUNLARIN PSİKOLOJİK NEDENLERİ

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Psikanalitik teori cinsel işlev bozukluklarına kritik çocukluk yaşantılarından köken alan bilinçsiz çatışmaların yol açtığını söyler. Diğer yandan psikopatolojiye sistemik yaklaşan teorsiyenler, cinsel yetersizliğin köklerini cinsel yönden yaralayıcı bir ortam yaratmaları nedeniyle çiftler arasında gelişen patolojik etkileşime bağlarlar.

RUH SAĞLIĞI ÇALIŞANLARINDA BORDERLİNE’LARA DAİR MİTLER VE GERÇEKLER

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Başka hiçbir psikiyatrik tanı borderline kişilik bozukluğu kadar etiketlenmeye, ön yargıya, yargılanmaya, alaya, aşağılanmaya ve hatta öfke ve nefrete maruz kalmamıştır. Ruh sağlığı çalışanlarının en az bilgiyle en fazla olumsuz yargıya sahip oldukları tanı borderline kişilik bozukluğudur. Borderline kişilik bozukluğu, bilgi azlığının nasıl klişelere, mitlere ve ön yargılara neden olabileceğinin en somut örneklerinden biridir. Ancak borderline’lar hakkındaki etiketlemelerin ve karalamaların sadece bilgisizlikten kaynaklandığını söylemiyorum.

DEDİKODU ÖRGÜTLENMEKTİR, BİR DÜŞÜNÜN ABİLER: DEDİKODUNUN TOPLUMSAL VE BİREYSEL DİNAMİKLERİ

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 1

Hariri, insanın bir uygarlık yaratmasında en büyük etkenin dedikodu yapabilmesi olduğunu söyler. Freud’a göre ise bir uygarlık kurabilmiş olmamız dürtülerimizi bastırabilme ve erteleyebilme yeteneğimize bağlıdır. Bu iki önerme arasında nasıl bir bağlantı olabilir? Dürtü denetimi dedikoduya o da uygarlığa yol açıyor olmasın? Aslında ikisi arasındaki bağlantı ya da dedikodunun dinamikleri bu kadar basit değil ama bu çıkarım da hepten şaka değil.
Dedikodu aslında birkaç şeyin ortak adı. İçinde farklı tipte dedikodular var, farklı dedikodular olduğu için de farklı dinamikler söz konusu.

KİMLİK ve KİŞİLİK BOZUKLUKLARI

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Kişilik bozukluklarında sıklıkla kimlik sorunlarına da rastlanır. Bu yazıda kimlik sorunları ön planda olan kişilik bozukluklarını ele alarak, kimlik ve kişilik arasındaki ilişkilere değinmiş olacağım.

KİBRİN DÖRT YÜZÜ

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

TDK sözlüğü kibri “Kendini beğenme, başkalarından üstün tutma, büyüklenme, benlik, gurur” diye tanımlamış. Oysa kibrin bundan başka bir anlamı daha var: Soğuk bir küçümseme. Burada kişi başkalarıyla arasına mesafe koyarak, adeta bir ulaşılmazlık zırhına bürünmek suretiyle olası incinmelerden kendini korumaya çalışır. Başkalarını önemsemediğinde onların eleştiri ya da olumsuz yargılarından da kendini muaf sayar.

SOSYAL VE CİNSEL YAKINLAŞMA

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

İnsanda cinsel davranış sadece üreme amacına hizmet etmemektedir. İnsanda cinsellik üreme yanında sosyal ve duygusal bağlar kurma ve bunları sürdürme amaçlarına da hizmet eder. Ayrıca uygarlığın ve kültürün şekillenmesinde ve kimi kurumların oluşmasında etkileri olur.Diğer türlerden farklı olarak insan cinsel davranışı çok büyük farklılıklar gösterir ve kişinin özgün kişisel tarihi tarafından belirlenir.
İnsanın cinsel yaşamını belirleyen önemli etkenler, bağlanma biçimleri, psikoseksüel gelişim dönemleri boyunca oluşan fiksasyonlar, cinsel rollerin öğrenilmesi ve kültürel etkenlerdir.

EŞCİNSEL PANİK VE HOMOFOBİ

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Bu kavram ilk kez 1920 yılında psikiyatr Edward J. Kempf tarafından kullanılmıştır. Kempf’e göre eşcinsel paniği yaşayan hastaların çoğu, genellikle kendi cinsinden insanlarla uzun süre aynı ortamda vakit geçirmek zorunda kalmış kimselerdi.

Cinsel Saldırganlık, Sadizm ve Yırtıcılık

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Şiddet ve cinsel davranışın bir arada görüldüğü eylemlerde temel motivasyonun cinsel doyum mu yoksa şiddet mi olduğu tartışmalı bir konudur. Bazı yazarlar, tecavüz ve diğer cinsel saldırıların ardındaki temel motivasyonun cinsel arzu olduğunu söylerken bazı yazarlar bu eylemlerde saldırganlığın daha belirleyici olduğunu ileri sürmektedir. Sanırım bu tartışma tüm cinsel saldırıları aynı şekilde açıklama çabasından kaynaklanmaktadır. Oysa tüm cinsel saldırılar aynı motivasyonla yapılmayabilir. Aynı eylem çok farklı saiklerle ortaya çıkabilir, farklı amaçlara hizmet edebilir ve farklı doyumlar sağlayabilir. Bazı cinsel saldırılarda temel motivasyon cinsel doyumken bazılarında agresyon olabilir.

AFFETMEK BİZİ GÜÇLENDİRİR Mİ?

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Popüler psikoloji bize affetmenin ruh sağlığımız için yararlı olduğunu vaaz eder. Bize ne vaaz edilir, ne önerilirse önerilsin, ruhsal yapımızda çeşitli etkenler arasında aralıksız devam eden dinamik etkileşimler ve çatışmalar sonunda, en ekonomik olan ne ise o gerçekleşir. Hangi davranış daha az anksiyete yaratacaksa o olur. Dışarıdan bakan bir gözlemciye, saçma, yararsız hatta eylemi yapan için zararlı gibi görünen bir olay, aslında kişinin kendi ruhsal gerçekliği içinde değerlendirildiğinde son derece mantıklı, hatta yararlıdır.

NEFRET NE İŞE YARAR?

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 3

Yıllardır borderline (sınırda) kişilik örgütlenmesi gösteren hastalarla çalışırım. Çok hızlı sever, çok kolay nefret ederler. Sevgileri de nefretleri de çok şiddetli ve genellikle kısa süreli olur. Nefret ettikleri şeyi tekrar sevebilir, sevmeye başladıktan sonra da yeniden nefret edebilirler. Sonra gene sevebilirler ya da bir kere nefret ettiler mi bir daha dönüp bakmayabilirler. Daha bir hafta önce, hatta bir gün önce, ondan ayrılamayacağını, onsuz yapamayacağını ya da ne olursa olsun hep hayatında olmasını istediğini söylediği sevgilisinden ya da arkadaşından hiçbir sevgisi kalmamış gibi uzaklaşabilir ya da nefret edebilirler. Bu durumla yüzleştirdiğinizde ise eski duygularını yanlış tanımaya bağlı bir yanılgı olarak değerlendirirler ya da duygularının gerçek olmadığını anladıklarını söylerler.

İDEALİST BİR HEKİM NEDEN İNTİHAR EDER?

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Bu yazıyı yazmadan evvel birkaç arkadaşıma hayatlarında yaptıkları en önemli tercihin neye dair olduğunu sordum. Çoğu hayatını etkileyen en önemli tercihin evlenmek ya da ayrılmakla ilgili olduğunu söyledi. Neden biriyle evlenmenin ya da birinden ayrılmanın bu kadar önemli olduğuna, bunun bir tercih meselesi mi, kişisel tarihimizin ve dolayısıyla dinamiklerimizin belirlediği bir durum mu olduğuna dair bir yazı yazabileceğimi düşündüm.

Yalnızlık

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Bu dosyaya yalnızlığa dair bir kaç portre aktaracağım. Farklı, hatta bazen bir birine zıt yalnızlık biçimleri hakkında. Sonra da belki dinamikleri hakkında yazarım ya da öykülerin aslında söyleyeceğim şeyleri aktardığına inanırsam, öykülerle yetinirim.

KOCANIZ NEDEN SEVİŞMEK İSTEMİYOR OLABİLİR?

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Bu sorunun tek bir yanıtı yok. Çok farklı nedenlerle eşiniz ya da sevgiliniz sizinle sevişmek itemiyor olabilir. Bu konuyu daha iyi anlayabilmek için birçok soruya yanıt vermek gerekecek. Bu konuda en çok merak edilen soruları yanıtlamaya çalıştığım bu yazıyı bitirdiğinizde kendinizle veya eşinizle ilgili de bazı şeyler öğrenmiş olacağınızı umuyorum.

GARİP DAYI, YA DA ERMENİLERE NE OLDU?

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Bize ilk geldiklerinde sanırım 10-11 yaşındaydım, 60 yaşlarında bir adamdı, karısı ve çocukları vardı, çocukları bizim akranlarımızdı. Çok sessiz, sakin bir adamdı. Biz Arapgir’de otururduk ve bize çok köylü gelirdi, genellikle mahcup, çekingen insanlar olurdu ama bu adam bir başkaydı. Uzaklara, görmediğim bir yerlere bakıyordu.

Neden Uzlaşmayı Bilmeyen Bir Milletiz?

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Uzlaşarak insanlaşır ve olgunlaşırız. Başkaları ile yaptığımızı sandığımız uzlaşma ve kavgaları aslında kendi parçalarımızla ve ebeveyn temsillerimizle yaparız. Şeytan da, dost da, düşman da kendi içimizdedir. Hayatın önemli dönemeçlerinde yaptığımız veya yapamadığımız uzlaşmalar geleceğimizi ve kaderimiz belirler. Öyle ki bir insanı uzlaşmaları ile tanımlayabilir ve biraz abartarak şöyle diyebiliriz: İnsan yaptığı uzlaşmalardan ibarettir.

Orgazm Olan Kadınların Ne Farkı Var?

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Geçen yıl orgazm olan kadınlarla, orgazm olamayan kadınları karşılaştırdığımız bir araştırma yaptık. Uzm. Psikolog Sibel Dinç’in yüksek lisans tezi olarak gerçekleştirdiği bu araştırmaya göre, anneleriyle bağımlı ilişkileri olan kadınlar orgazm olmakta sorun yaşıyorlardı. Orgazm olamayan kadınlar annelerine daha yakın oturuyorlar ve gün içinde anneleriyle daha fazla konuşuyorlardı. Yani bir kadın annesine ne kadar sık danışıyor veya annesi ona ne kadar çok karışıyorsa o kadar zor orgazm oluyordu.

NARSİSİSTİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 1

Mental aktivite, kendilik tasarımının yapısal bütünlüğünü, zamandaki sürekliliğini ve olumlu duygusal renklenmesini ayakta tutmaya yönelik olduğu ölçüde narsisistiktir1. Reich’da narsisizm fenomeninin özünde kendilik saygısını düzenlemeye yönelik olduğunu kaydetmiştir2.

Kişilik Testi

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Yalandan test, çünkü gerçek, bilimsel bir test değil, yani “mahsusçuktan”. Yalandan test, çünkü testin maddeleri inandığımız yalanlardan, “gerçek yalanlardan” oluşuyor.

CİNSEL YAŞAMIN KİŞİLİK ÖZELLİKLERİNE GÖRE RENKLERİ

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Kişilik, insanların dünyayı, kendilerini ve yaşamı nasıl algıladıkları üzerinde belirgin bir etkiye sahiptir. Aynı şekilde insanların cinselliği algılamaları ve cinsel davranışları da kişiliklerine göre önemli değişiklikler gösterir. Farklı kişilikte olanların cinselliği algılama ve yaşama biçimleri farklı olduğu gibi cinselliğe karşı tutumları da farklıdır. Ancak biyolojik ve fizyolojik belirleyicilerin de önemli olduğu cinsel yaşam, kuşkusuz aynı zamanda insanlar arasında bir çok ortaklık barındırır. Bu yazıda uzunca bir zamandır bir yandan cinsel sorunlar bir yandan da kişilik bozuklukları ve sorunları alnında çalışmakta olan biri olarak, daha çok kendi klinik deneyimlerimden yola çıkarak cinsel yaşamın kişilik özelliklerine göre farklılıkları ele alacağım. Ayrıca perversiyonlar ve kişilik üzerinde duracağım.

12 EYLÜL’LE HESAPLAŞMA VE DARBE DÖNEMİNDE PSİKİYATRİ

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

650 bin kişi gözaltına alındı, bunların hemen hepsi işkence gördü. 1990 yılına varıldığında gözaltına alınan ve işkence görenlerin sayısı 1.000.000’u geçmişti. Diktatörlüğün ilk 3 yılında gözaltı dönemi sonsuza kadar uzatılabiliyordu. 200 günden uzun işkence görmüş onlarca hasta gördüm.
Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi. 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi. 14 kişi açlık grevinde öldü, 16 kişi “kaçarken” vuruldu, 73 kişiye “doğal ölüm raporu” verildi,

Borderline ( Sınırda ) Kişilik Bozukluğu

8 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 1

Bundan 40 yıl öncesine kadar psikiyatrik bozukluklar nevrotik ve psikotik olarak ikiye ayrılırdı. Sonradan nevrotik olanlarla, psikotik olanlar arasında başka bir grup daha olduğu fark edilmeye başlandı. Bu kişiler nevrozlardan daha ağır, psikozlardan daha hafif bir psikopatoloji gösterirler. Sınırda denmesinin nedeni, psikozun sınırında olmalarıdır. Ancak bu ileride psikoz olacakları anlamına gelmez, zaman zaman psikotik dönemler geçirseler de kalıcı bir psikoz geliştirmezler.

Kişilik Bozuklukları

8 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Kişilik bozuklukları konusu son 30 yılda giderek daha çok ilgi odağı olmuştur. Bunun başlıca üç nedeni vardır. Birincisi, sosyo- kültürel ve aile ilişkilerindeki değişikliklere bağlı olarak, kişilik bozukluklarına rastlanma sıklığındaki artıştır. İkincisi, kişilik bozukluklarının aile içi ilişkilerde, sosyal ve mesleki uyumda önemli sorunlara yol açmasıdır. Üçüncü etken de, kişilik bozukluklarında daha önce pek bir şey yapılamayacağı inancı yaygınken, giderek tedavi edilebilir olduğunun görülmesidir.

ÜÇ ÖYKÜ ÜZERİNDEN MERHAMETİN PSİKODİNAMİKLERİ

8 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 1

I-GARİP DAYININ ÖYKÜSÜ
Bize ilk geldiklerinde sanırım on-on bir yaşlarındaydım. Altmış yaşlarında evli bir adamdı. Kendisi gibi, sessiz, sakin bir karısı ve bizim yaşlarımızda çocukları vardı. Arapgir’de otururduk ve babamın konumu dolayısıyla bize çok köylü gelirdi. Köylüler genellikle mahcup, çekingen olurlardı ya da şehre geldiklerinde öyle davranırlardı ama bu adam bir başkaydı. Uzaklara, görmediğim bir yerlere bakıyordu. Sanki tam olarak olduğu yerde değildi, başka bir yerde daha bulunuyormuş gibiydi.