Kişilik Testi
Yalandan test, çünkü gerçek, bilimsel bir test değil, yani “mahsusçuktan”. Yalandan test, çünkü testin maddeleri inandığımız yalanlardan, “gerçek yalanlardan” oluşuyor.
Yalandan test, çünkü gerçek, bilimsel bir test değil, yani “mahsusçuktan”. Yalandan test, çünkü testin maddeleri inandığımız yalanlardan, “gerçek yalanlardan” oluşuyor.
Bugün bir meslektaşımın, “insanları kategorize etme ve kişilik bozukluğu deme, insanların iç barışını bozacaksın” sözü bende çeşitli anılar uyandırdı.
Kişilik, insanların dünyayı, kendilerini ve yaşamı nasıl algıladıkları üzerinde belirgin bir etkiye sahiptir. Aynı şekilde insanların cinselliği algılamaları ve cinsel davranışları da kişiliklerine göre önemli değişiklikler gösterir. Farklı kişilikte olanların cinselliği algılama ve yaşama biçimleri farklı olduğu gibi cinselliğe karşı tutumları da farklıdır. Ancak biyolojik ve fizyolojik belirleyicilerin de önemli olduğu cinsel yaşam, kuşkusuz aynı zamanda insanlar arasında bir çok ortaklık barındırır. Bu yazıda uzunca bir zamandır bir yandan cinsel sorunlar bir yandan da kişilik bozuklukları ve sorunları alnında çalışmakta olan biri olarak, daha çok kendi klinik deneyimlerimden yola çıkarak cinsel yaşamın kişilik özelliklerine göre farklılıkları ele alacağım. Ayrıca perversiyonlar ve kişilik üzerinde duracağım.
650 bin kişi gözaltına alındı, bunların hemen hepsi işkence gördü. 1990 yılına varıldığında gözaltına alınan ve işkence görenlerin sayısı 1.000.000’u geçmişti. Diktatörlüğün ilk 3 yılında gözaltı dönemi sonsuza kadar uzatılabiliyordu. 200 günden uzun işkence görmüş onlarca hasta gördüm.
Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi. 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi. 14 kişi açlık grevinde öldü, 16 kişi “kaçarken” vuruldu, 73 kişiye “doğal ölüm raporu” verildi,
İşyerinde psikolojik tacizin, yani, birinin kendisini göstermesini ve sağlıklı iletişim kurmasını engellemenin, sosyal ilişkilerini ve itibarını zedelemenin, yaşam standartları ve mesleki gelişimine saldırmanın hiçbir gerekçesi ve haklı bir yanı olamaz.
Balinaların Avusturalya sahillerine vurduğunu, kendilerini kurtarmak isteyen gönüllülere rağmen tekrar tekrar kendilerini karaya attıklarını söylüyordu spiker.
Şimdi sizlere çoğunuzun okumuş olduğunu tahmin ettiğim bir kitap hakkında düşüncelerimin bazılarını aktaracağım. Bazılarını diyorum, çünkü herhangi birimizin de bu süre zarfında kitabı okurken ve kitap hakkında düşünürken aklından geçenleri kısa bir zamanda anlatmaya kalkışması olanaksız olurdu.
Bundan 40 yıl öncesine kadar psikiyatrik bozukluklar nevrotik ve psikotik olarak ikiye ayrılırdı. Sonradan nevrotik olanlarla, psikotik olanlar arasında başka bir grup daha olduğu fark edilmeye başlandı. Bu kişiler nevrozlardan daha ağır, psikozlardan daha hafif bir psikopatoloji gösterirler. Sınırda denmesinin nedeni, psikozun sınırında olmalarıdır. Ancak bu ileride psikoz olacakları anlamına gelmez, zaman zaman psikotik dönemler geçirseler de kalıcı bir psikoz geliştirmezler.
Kişilik bozuklukları konusu son 30 yılda giderek daha çok ilgi odağı olmuştur. Bunun başlıca üç nedeni vardır. Birincisi, sosyo- kültürel ve aile ilişkilerindeki değişikliklere bağlı olarak, kişilik bozukluklarına rastlanma sıklığındaki artıştır. İkincisi, kişilik bozukluklarının aile içi ilişkilerde, sosyal ve mesleki uyumda önemli sorunlara yol açmasıdır. Üçüncü etken de, kişilik bozukluklarında daha önce pek bir şey yapılamayacağı inancı yaygınken, giderek tedavi edilebilir olduğunun görülmesidir.
Telif hakkı © 2022 | MH Themes tarafından WordPress teması