PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARDA CİNSEL İŞLEVLER VE CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Psikiyatrik bozukluklarla cinsel yaşam arasındaki ilişkilere gösterilen ilgi, psikanalitik kuramın ağırlığını yitirmesiyle azalma göstermiş ancak son yıllarda yapılan ampirik çalışmalar sayesinde yeniden ilgi odağı olmaya başlamıştır. Psikiyatri hastalarının cinsel yaşamlarına yeniden ilgi gösterilmesindeki önemli etkenlerden biri de hasta hakları alanında görülen gelişmeler, özellikle hastaların cinsel haklarına gösterilen ilgi olmuştur.

TELEVİZYON VE MEDYANIN TOPLUM PSİKOLOJİSİNE ETKİLERİ

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Özellikle okuma alışkanlığı olmayan ülkemizde kitle iletişim araçları arasında televizyonun çok ayrı bir yeri vardır. Ülkemiz son yıllara kadar televizyon seyretme oranında ABD’den sonra ikinci iken, son iki yıldır, dünyada en çok televizyon seyredilen ülke ünvanını kazanmıştır.

CİNSEL SORUNLARIN PSİKOLOJİK NEDENLERİ

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Psikanalitik teori cinsel işlev bozukluklarına kritik çocukluk yaşantılarından köken alan bilinçsiz çatışmaların yol açtığını söyler. Diğer yandan psikopatolojiye sistemik yaklaşan teorsiyenler, cinsel yetersizliğin köklerini cinsel yönden yaralayıcı bir ortam yaratmaları nedeniyle çiftler arasında gelişen patolojik etkileşime bağlarlar.

RUH SAĞLIĞI ÇALIŞANLARINDA BORDERLİNE’LARA DAİR MİTLER VE GERÇEKLER

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Başka hiçbir psikiyatrik tanı borderline kişilik bozukluğu kadar etiketlenmeye, ön yargıya, yargılanmaya, alaya, aşağılanmaya ve hatta öfke ve nefrete maruz kalmamıştır. Ruh sağlığı çalışanlarının en az bilgiyle en fazla olumsuz yargıya sahip oldukları tanı borderline kişilik bozukluğudur. Borderline kişilik bozukluğu, bilgi azlığının nasıl klişelere, mitlere ve ön yargılara neden olabileceğinin en somut örneklerinden biridir. Ancak borderline’lar hakkındaki etiketlemelerin ve karalamaların sadece bilgisizlikten kaynaklandığını söylemiyorum.

DEDİKODU ÖRGÜTLENMEKTİR, BİR DÜŞÜNÜN ABİLER: DEDİKODUNUN TOPLUMSAL VE BİREYSEL DİNAMİKLERİ

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 1

Hariri, insanın bir uygarlık yaratmasında en büyük etkenin dedikodu yapabilmesi olduğunu söyler. Freud’a göre ise bir uygarlık kurabilmiş olmamız dürtülerimizi bastırabilme ve erteleyebilme yeteneğimize bağlıdır. Bu iki önerme arasında nasıl bir bağlantı olabilir? Dürtü denetimi dedikoduya o da uygarlığa yol açıyor olmasın? Aslında ikisi arasındaki bağlantı ya da dedikodunun dinamikleri bu kadar basit değil ama bu çıkarım da hepten şaka değil.
Dedikodu aslında birkaç şeyin ortak adı. İçinde farklı tipte dedikodular var, farklı dedikodular olduğu için de farklı dinamikler söz konusu.

KİMLİK ve KİŞİLİK BOZUKLUKLARI

9 Nisan 2020 Doğan ŞAHİN 0

Kişilik bozukluklarında sıklıkla kimlik sorunlarına da rastlanır. Bu yazıda kimlik sorunları ön planda olan kişilik bozukluklarını ele alarak, kimlik ve kişilik arasındaki ilişkilere değinmiş olacağım.